Kolajen, vücutta bulunan en temel yapısal proteindir. Cilt, kemik, kas, tendon ve bağ dokusunun önemli bir kısmını oluşturur. Vücut genç yaşlarda yeterli kolajen üretir; bu sayede cilt elastik, sıkı ve nemli görünür. Ancak 25 yaşından itibaren üretim hızı düşmeye başlar. Bu azalma her yıl ortalama %1-2 oranında olur.
Kolajen üretiminin azalmasıyla birlikte ciltte ince çizgiler, kırışıklıklar ve elastikiyet kaybı görülür. Cildin kendini onarma süreci yavaşlar, daha kuru ve mat bir görünüm oluşur. Güneş ışınları, sigara kullanımı, stres, yetersiz uyku ve dengesiz beslenme de bu süreci hızlandırır.
Dışarıdan kolajen takviyesi almak, vücudun azalan üretimini desteklemeye yardımcı olabilir. Özellikle hidrolize kolajen peptitleri, vücut tarafından kolay emilen kısa zincirli proteinlerdir. Bu formdaki kolajenler, sindirim sisteminde amino asitlere ayrılır ve cildin alt tabakalarında kolajen üretimini uyarır.
Bilimsel çalışmalar, düzenli kolajen takviyesi kullanımının ciltte elastikiyeti artırdığını, nem oranını yükselttiğini ve kırışıklık derinliğini azalttığını göstermektedir. Bu etkinin görülmesi genellikle 4 ila 8 hafta düzenli kullanım sonrasında olur.
Kolajenle birlikte C vitamini, hyaluronik asit ve çinko gibi destekleyici bileşenlerin alınması da kolajen sentezini güçlendirir. C vitamini, kolajen liflerinin doğru şekilde oluşmasını sağlayan temel bir kofaktördür. Hyaluronik asit, cildin nem tutma kapasitesini artırarak kolajenin etkisini destekler.

